“Don’t Look Up” dünyanın yok olmasına sebep olabilecek büyüklükte bir göktaşının gezegenimize çarpacağının keşfi ile başlıyor. 6 ay civarında bir zaman içinde dünyaya çarpacaktır. Eğer devletler gerekli önlemleri alabilirlerse, insanlığın kurtulma şansı vardır. Peki sonra? Sistem nasıl işler? Bilim adamları ne yapacaktır? Devlet nasıl hareket eder? Elinde telefonu vücudundan taşan kibir gibi gezdiren CEO ne der bu duruma? Peki Halk… Her şeyden habersiz kof güruh; halk buna inanır mı dersiniz?
Filme ait genel kanı, sistemi ve vahşi kapitalizimi -kara komedi vesilesiyle- eleştirdiği yönünde. Gözlerimizi siyasilere, büyük şirketlere ve medyaya çevirmemizi istediğini rahatlıkla anlayabiliyoruz… Kitlelerin gözünü hakikattan ziyade hareketin olduğu yere çeviren gerçek dünya seçkinleri; bir çeşit illüzyon yapıyorlar.
Gerçekten, film bize hakikatli mi davranıyor?
Yoksa "yalan söyleyeceksen gerçeğe en yakın olanını söyle" kabilinden; bizi nazikçe kandırıyor mu?
Müddessir Suresi, Kur’anÇünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
Sonra derin derin düşündü.
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı